Giriş
Kişinin adı ve soyadı, kimliğinin temel unsurlarından olup kişilik haklarının bir parçasıdır.
İsim, bireyi toplumsal yaşamda tanıtan, ayırt eden ve kişiliğin dışa yansımasını sağlayan en
önemli öğelerden biridir. Ancak bazı durumlarda kişinin taşıdığı isim ya da soyadı, onun
toplum içindeki yaşamını olumsuz etkileyebilir, kişisel huzurunu zedeleyebilir veya sosyal
ilişkilerinde sıkıntıya yol açabilir. Bu gibi hallerde isim ve soyadı değişikliği davası, kişilik
hakkının korunması adına hukuki bir çözüm sunar.
Hukuki Dayanak
İsim ve soyadı değişikliği davaları, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 27. maddesi ve 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerine dayanmaktadır. TMK m. 27’ye göre:
 Kişi, haklı sebeplerle adının değiştirilmesini mahkemeden isteyebilir.
 Adın değiştirilmesi, kişisel durum siciline tescil edilmekle hüküm ifade eder.
Soyadı değişikliği ise esas olarak Soyadı Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiştir.
Dava Şartları
İsim veya soyadı değişikliği talebinde bulunabilmek için:
1. Haklı sebep bulunmalıdır.
2. Dava, kişinin yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmalıdır.
3. Dava, ilgili nüfus müdürlüğüne karşı açılır.
Haklı Sebepler
Yargıtay ve doktrinde kabul edilen haklı sebepler arasında şunlar sayılabilir:
 İsim veya soyadının alay konusu olması, gülünç ya da kötü çağrışım yapması.
 Kişinin dini, etnik veya kültürel kimliğiyle bağdaşmayan bir ad taşıması.
 Günlük yaşamda farklı bir isimle tanınıyor olması.
 Nüfus kayıtlarındaki yazım hataları veya yanlışlıklar.
 Soyadının aile bireyleriyle uyumsuz olması.
Dava Süreci
1. Kişi, haklı sebebini açıklayan bir dava dilekçesi ile mahkemeye başvurur.
2. Mahkeme, tarafın beyanlarını ve varsa delilleri değerlendirir.
3. Gerekirse tanık dinlenir veya resmi belgeler incelenir.
4. Haklı sebebin varlığı kabul edilirse mahkeme isim veya soyadı değişikliğine karar
verir.
5. Karar kesinleştiğinde, nüfus müdürlüğüne bildirilerek kayıt güncellenir.

Yargıtay Uygulaması
Yargıtay kararlarında özellikle vurgulanan noktalar şunlardır:
 İsim ve soyadı değişikliğinde kişilik hakkının korunması esastır.
 “Haklı sebep” kavramı, dar yorumlanmamalı; kişinin toplum içindeki huzuru ve
kişisel menfaatleri gözetilmelidir.
 Haklı sebebin varlığını ispat için tanık beyanları dahi yeterli kabul edilebilmektedir.
Sonuç
İsim ve soyadı değişikliği davaları, bireyin kimlik hakkını doğrudan ilgilendiren, kişisel
özgürlüğü ve sosyal yaşamı yakından etkileyen davalardır. Türk hukukunda bu davalar,
bireyin toplumsal yaşamda onurunu ve huzurunu korumak amacıyla esnek bir şekilde
yorumlanmaktadır. Dolayısıyla, haklı sebeplere dayanarak açılan isim ve soyadı değişikliği
davaları, bireyin kişilik haklarının korunması bakımından önemli bir yasal mekanizma işlevi
görmektedir.